Küresel Isınma

Neler yapabiliriz?

4/9/2007 · Kategori: KURESEL ISINMA

Pek çok ülke, çevreye son derece zararlı olmasına karşın, özellikle kömür gibi fosil yakıtları kullanmaktadır.Kyoto protokolü sera gazı emisyonlarını azaltmaları için OECD ülkelerine çağrıda bulunmaktadır. Kyoto'da 2008-12 yılları arasında toplam sera gazı emisyonlarının 1990 yılı seviyesinin %5.4 altına çekilmesi hedeflenmiştir. ürünleri seçin.WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda sorumluluk almaya davet ediyor. Kampanya kapsamında, kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar ve nükleer enerji yerine su, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisinin kullanılması teşvik ediliyor.

Ulusal enerji stratejileri en az 30 yıllık bir süreyi öngörür şekilde hazırlanmalıdır. Diğer enerji kaynaklarının geliştirilmesine ve güvenli kullanımına yönelik politikalar belirlenilmelidir. Ulusal enerji politikasının oluşumuna sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın katılması sağlanmalıdır.

Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmak koşuluyla, yerel ölçekte rüzgar ve güneş gibi alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmalıdır.

Tarım, amonyak ve metan gibi değişik emisyonların atmosfere karışmasına neden olmaktadır. Avrupa amonyak emisyonunun %90'ı çiftlik hayvanları ve kimyasal gübrelerden kaynaklanmaktadır. Kimyasal gübre kullanımı, bir sera gazı olan azotdioksit emisyonunu da artırır. Azot ve fosfor içeren gübrelerin kullanımı azaltılmalıdır.

Biz neler yapabiliriz?
* Enerji dostu ampuller kullanılmalı.
* Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
* Doğru ışıklandırma kullanılmalı.
* Klima yerine vantilatör kullanılmalı.
* Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı.
* Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.

Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil.
* Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
* Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanılmalı.
* Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı.
* Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli.
* Akan tesisatlar onarılmalı.
* Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
* Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor.
Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor.
* Toplu taşıma araçları tercih edilmeli.
* Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli.
* Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
* Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
* Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor.
Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor.
* Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli.
* Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
* Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
* Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
* Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
* Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
* Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.

Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil.

* Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı.
* Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli.
* Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
* Kullanılmayan bilgisayarlar atılmamalı.

Kaynak= www.kuresel-isinma.org

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Ankara Susuz

15/8/2007 · Kategori: KURESEL ISINMA

                             Ankara Susuz,İstanbul Mutsuz

Kurak geçen kışın ardından bahar ve yaz mevsiminde de yağış almayan İstanbul’un 119 günlük

suyu kaldı. Bir damla suya muhtaç olunabilecek günler kapımızdayken kent halkı tasarruf çağrılarına kulak asmadı. Suyu tamamen çekilen baraj göllerinde artık koyunlar otluyor

İstanbul’da su sıkıntısını aşmak için Büyükşehir Belediyesi’nce yapılan tasarruf çağrılarına karşın İstanbullular sudan tasarruf etmedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın nisan ayından itibaren yaptığı tasarruf çağrıları sonucunda kente 2006 Mayıs ayında verilen 62 milyon 965 bin 927 metreküp su miktarı, bu yıl 307 bin metreküp azalarak 62 milyon 658 bin metre küpe indi.

SADECE 2.5 GÜNÜ KURTULDU
Temmuz ayında geçen yıl 24 gün içinde kente verilen 48 milyon 906 bin metreküp su, 2 milyon 35 bin metreküp azalarak bu yıl 46 milyon 971 bin metreküp oldu.

Buna göre tasarruf çağrılarının yapılmasının ardından Mayıs ayında İstanbullular yüzde 0,49, haziran ayında yüzde 4,11, temmuz ayında ise yüzde 3,96 oranında tasarruf yaptı. Bu rakamlar 3 ay içinde tasarruf edilen toplam 4 milyon 993 bin metreküp su, kentin 2,5 günlük su ihtiyacına denk geldi.

BARAJLARIN ÜÇTE İKİSİ BOŞ
İstanbul’un su ihtiyacını sağlayan 10 su kaynağındaki doluluk oranı da yüzde 29’a düştü. Kente su sağlayan ve toplam 792 bin 750 milyon metreküp su tutma kapasitesine sahip Ömerli, Darlık, Elmalı, Terkos, Alibey, Büyükçekmece, Sazlıdere ve Istrancalar’daki su hacmi 253 milyon 636 bin metre küpe indi. 16 milyon 420 bin metre küp su tutma kapasitesine sahip olan Kazandere ile Pabuçdere’de hiç su kalmadı.

Kente verilen 2 milyon 127 bin metre küp su miktarı dikkate alındığında ve barajlardaki su sıfır noktasına kadar kullanıldığında, İstanbul’un 119 günlük suyu kaldı.

Yetkililer kent halkının daha duyarlı davranarak,tedbirleri artırmasını ve durumun ciddiyetinin farkına varmasını istedi. Aksi halde İstanbulluları zor günler bekliyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::